İçeriğe geç
  • Dolar 49,3466 ▲ %0,17
  • Euro 55,2844 ▼ %0,21
  • Sterlin 65,3447 ▼ %0,05
  • Gram Altın 6.661,56 ▲ %1,76
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,73 ▲ %3,17
  • Bitcoin 4.067.256 ▲ %1,52
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Bursa Eğitim

AK Partili Efkan Ala, Uludağ Üniversitesi'nde 'Terörsüz Türkiye' ilk dersini verdi

Ak Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Dedik ki 'Orta Doğu'da bir masa kurulmuş da masada bir sandalyeniz yoksa dikkat edin menüde olabilirsiniz.' Onun için biz Orta Doğu'da masa varsa mutlaka masada sandalyemize sahip çıkarız, orada olmalıyız. Masa ihtiyacı var da masa kurulmamışsa masayı biz kurup başkalarını çağırmalıyız." dedi.

Ala, Bursa Uludağ Üniversitesinin Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde yapılan 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'nde verdiği "Terörsüz Türkiye" başlıklı ilk derste, öğrencilere ve akademisyenlere tavsiyelerde bulundu.

Hedeflere doğru ilerlemenin ve tarih bilincinin önemini vurgulayan Ala, dünyanın bir devrimin eşiğinde olduğunu, farkına varılması halinde bu durumun büyük fırsatlar sunduğunu söyledi.

İçinde bulunulan bilgi çağının ürünlerinin yüzde 95'inin bilgi, yüzde 5'inin ham madde ve emek olduğunu dile getiren Ala, şöyle devam etti:

"Bilginin yeşermesinin vazgeçilmez, önemli, altı çizilmesi gereken bir ilkesi vardır, fikir, düşünce özgürlüğü. Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde istediğiniz bilgi üretimini yapamazsınız. Elimde olsa üniversitelerin kapısına rahmetli Cemil Meriç'in Tagore'dan tercümesiyle söylediği 'Düşüncenin her korkudan azat olduğu bir mekan' diye yazarım."

Ala, gençlerin ancak özgür bir iklimde kapasitesini olabildiğince ortaya koyabileceğini belirterek, "Dışarıda olanlar da başka ülkelerde olup sıkıntı çekenler de buraya gelsin. Beyin göçünü verenler sıkıntıda. Beyin göçü alanlar refah üretiyor. Çabası içindeyiz ama mutlaka Türkiye'nin, bizim, beyin göçü veren değil, alan ülkeler arasında olmamız ve ilerlememiz lazım. Bunu birlikte başaracağız." diye konuştu.

"Yeni çağ, yeni imkanlarıyla, yeni ilkeleriyle yeni yeni fırsatlarıyla geliyor ama bir şey de hiç değişmiyor, dünya kuruldu kurulalı, insanlık var oldu olalı ahlaki ilkeler, erdemler, insanın kendine, birbirine saygısı, özgürlükler, temel hak ve hürriyetler." diyen Ala, ahlaki ilkelerden, erdemden uzaklaşılırsa bilginin felaket getireceğini, gücün adaletle dengelenmediğinde zulüm ürettiğini ifade etti.

Ala, Türkiye'nin etkili olduğu coğrafyanın, yetkili olduğu coğrafyadan çok daha büyük olduğunu ve dünyadan, bütün insanlıktan sorumlu olduğunu, buna göre vaziyet almak, üretim yapmak, çareler aramak, insanlığa fırsatlar sunmak gerektiğini söyledi.

"Netanyahu hükümetinin Gazze'de yaptıklarının adı 'savaş' olabilir mi?"

Efkan Ala, gençlere daha fazla fırsat sunabilmek, Türkiye'nin önünü açabilmek, enerjisini iç cephede tüketmemek için ülkenin yaklaşık yarım yüzyıldır uğraştığı temel sorunu ele alarak terör sorunundan kurtarılmasını bir politika olarak ortaya koyduklarını ve gereken adımları attıklarını dile getirdi.

Terörü yöntem olarak kullanan devletlerin de olduğuna işaret eden Ala, şöyle dedi:

"Netanyahu hükümetinin Gazze'de yaptıklarının adı 'savaş' olabilir mi? Bu, bir terör yöntemidir. Bombayı atıyor, aşağıda kim varsa, hastaneler, ambulanslar, okullar, camiler, kiliseler, bütün ibadethaneler, her yer yerle bir. Hiç hedef gözetmeksizin, suçlu suçsuz ayrımı yapmaksızın tamamen imhaya yönelik bir soykırım yöntemi ve bunu terörle yapmaya çalışıyor. Biz, 'terörsüz bölge' derken oradaki devlet terörünün de sonlandırılmasını kastediyoruz, arzu ediyoruz ve bunun için çalışıyoruz.

Diğer taraftan, yanı başımızda Suriye, Irak, terör örgütlerinin birinin değil onlarcasının yuva yaptığı bir bölge haline geldi ve getirildi. Hepimizin elinde telefonlar var, bu telefonu icat edenin babası Suriyeli. Suriye'de kalsaydı belki de bir tankın ya da bombanın altında yok olacaktı, öldürülecekti ama oradan göç etti ve gittiği yerde bütün dünyayı etkisi altına alan telefon ve yazılımı gerçekleştirdi. Telefon, bütün dünyayı etkiliyor. Tek başına birkaç ülkenin gayri safi milli hasılasından daha fazla ederi var. Onun için bir ülkede istikrarın, sorunların, iç sorunları çözmenin ve siyasal iklim oluşturmanın ne kadar kıymetli olduğunu bundan daha iyi ne gösterebiliriz? O bakımdan biz Suriye'de, Irak'ta da varız."

Ala, Türkiye'nin gücünü hafife alanların ya da gücünün farkında olmayanların "Orada ne işiniz var?" dediğini, onlara İhsan Sabri Çağlayangil'in bir sözüyle karşılık verdiklerini belirterek, "Dedik ki 'Orta Doğu'da bir masa kurulmuş da masada bir sandalyeniz yoksa dikkat edin menüde olabilirsiniz.' Onun için biz Orta Doğu'da masa varsa mutlaka masada sandalyemize sahip çıkarız, orada olmalıyız. Masa ihtiyacı var da masa kurulmamışsa masayı biz kurup başkalarını çağırmalıyız. Orta Doğu'da tesadüfler bile planlanır. Öyle bir coğrafyaya sınırız. Onun için çok uyanık, dikkatli olmalıyız ve kaynaklarımızı çok iyi değerlendirmeliyiz ki en önemli kaynağımız, sizlersiniz, gençlerimiz, akademide bilimsel üretim yapan insanlarımızdır." diye konuştu.

"Yapılacak çok iş var"

Bölgede, Suriye'de ve Irak'ta, Türkiye'yi yarım yüzyıldır uğraştıran terör sorunuyla ilgili önemli gelişmeler yaşandığını hatırlatan Ala, şunları söyledi:

"Hiç ihtimal verilmiyordu, eleştiriliyordu ama SDG kendini feshetti ve entegrasyon sağlanıyor, sağlandı. Bundan sonra tabii yapılacak çok iş var. Yani bir düzen kuruldu bölgemizde, o düzenin ana aktörlerinden biri Türkiye'dir ve biz buradaki sorunu, Irak'taki, Suriye'deki ve Türkiye'deki sorun olarak birlikte ele alıyoruz ve bunu birlikte çözmenin herkese katkı sağlayacağının bilinciyle hareket ediyoruz. Suriye'de bu gelişmeler oldu ve daha önceki çabamızı sekteye uğratan ana faktörlerden biri Suriye'ydi."

Ala, Irak'ta da Sincar bölgesinin boşaltılmasıyla ilgili bir anlaşma yapıldığı bilgisini vererek, "Bağdat'ta ve ilgili yerlerde, toplantılar, görüşmeler yapılıyor, mağaralar tespit ediliyor, boşaltılıyor. Adım adım ve kararlılıkla bu terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine doğru ilerliyoruz. Şu anda sahada hummalı bir çalışma ve görüşme var." dedi.

Efkan Ala, siyaset yoluyla bir sorunu çözmenin en az maliyetli yol olduğunu ifade ederek, "Bundan 15-20 yıl, ki toplumların tarihinde hiçbir şeydir, önce olsa biz burada kendi ürettiğimiz sorunları tartışıyor olacaktık. Başı açık girilir mi girilmez mi, başörtüsü şöyle mi, temel hak ve özgürlükler, sıkıntılar ama şimdi gerçek sorunları tartışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Pozitif bir atmosferde, hızlı ve ne yaptıklarını bilerek, emin adımlarla hareket ettiklerini, milli dayanışmayı sağlayacak adımlar attıklarını belirten Ala, "Temel hedef, terör örgütünün tasfiyesi ve silahların teslimi." ifadesini kullandı.

Ala, birçok sorunu birlikte ele aldıklarını dile getirerek şunları kaydetti:

"Gelişmiş bir demokrasiyi birlikte inşa etmenin yolu ve onu, yaptıklarımızı garantiye almanın yolu ve yapacaklarımızın önünü açmanın yolu, Türkiye'nin kendisine, geçmişine layık, geleceğini garanti altına alan, önünü açan sivil toplum sözleşmesi, sivil anayasa. Bütün bunları hem garantiye alacak hem de önümüzü açacak, bu iklimi daha da garantili biçimde oluşturacak bir sivil anayasa çalışması yapıp ki yapıyoruz ve ümit ediyorum ki orada da başarılı olacak Türkiye."

Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz'ın da katılımcılara hitap ettiği törende, Ala'ya hediye takdim edildi.

Törene, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, kurum müdürleri, milletvekilleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Haber kaynağı: haberler.com

Kaynak: Haberler.com

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…