İçeriğe geç
  • Dolar 49,3486 ▲ %0,18
  • Euro 55,2496 ▼ %0,27
  • Sterlin 65,1863 ▼ %0,29
  • Gram Altın 6.630,23 ▲ %1,29
  • Çeyrek Altın 10.814,31 ▲ %1,05
  • Gümüş 96,04 ▲ %2,43
  • Bitcoin 4.097.739 ▲ %1,31
  • BIST 100 12.297,64 ▲ %0,69

Bursa Rehber

Bursa Kuşatması: Osmanlı'nın Fethi ve İlk Başkentin Doğuşu

Görsel: Citrat at Turkish Wikipedia / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Osmanlı Beyliği'nin 1317'de başlattığı ve 1326'da sonuçlanan Bursa Kuşatması, devletin kurumsallaşmasında dönüm noktası oldu. İşte fetih süreci ve sonuçları.

Bursa, Osmanlı tarihinin ilk büyük askeri başarısına sahne oldu. 1317'de fiilen başlayan ve 6 Nisan 1326'da kentin teslimiyle sonuçlanan kuşatma, Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu'daki önemli merkezlerinden Prusa'nın (Bursa) fethiyle neticelendi. Bu zafer, göçebe beylik yapısından yerleşik devlet düzenine geçişi hızlandırdı ve Bursa, Osmanlı Devleti'nin ilk büyük başkenti oldu. Kuşatma, dönemin Osmanlı ordusunun kale kuşatma teknolojisindeki yetersizliği nedeniyle doğrudan bir saldırıdan ziyade, şehri abluka altına alarak lojistik yollarını kesme ve teslim olmaya zorlama stratejisiyle yürütüldü.

Kuşatmanın Arka Planı

14. yüzyılın başlarında Osman Gazi önderliğindeki Türkmen kuvvetleri, Bitinya (Bursa-Bilecik-İznik) bölgesindeki Bizans hakimiyetini sistematik olarak zayıflatmaya başladı. 1302 tarihli Bafeus Muharebesi (Koyunhisar) ile Bizans'ın bölgedeki saha ordusu hakimiyeti kırıldı, 1303'teki Dimbos Muharebesi ile de Bursa tekfurunun çevreyle olan ittifak ağı çökertildi. Ancak Bursa, Uludağ'ın eteklerinde, güçlü surlara sahip korunaklı bir kaleydi ve dönemin hafif süvari ağırlıklı Türkmen birlikleri için doğrudan bir hücumla alınması imkansızdı.

Osman Gazi, kenti düşürebilmek için uzun vadeli bir tecrit politikası izledi. Öncelikle Bursa'nın denize açılan kapısı olan ve İstanbul'dan yardım almasını sağlayan Mudanya ve çevresindeki kıyı kaleleri ele geçirildi. Böylece kentin deniz bağlantısı kesildi. Dönemin Bizans tarihçisi Laonikos Chalkokondyles, Osmanlıların bu uzun kuşatma sırasında Bizans İmparatorluğu'nun içinde bulunduğu 1321-1328 Bizans İç Savaşı'ndan da stratejik olarak faydalandığını belirtir. İmparator II. Andronikos ile torunu III. Andronikos arasında yaşanan taht kavgaları ve Balkanlar'daki Sırp tehdidi, Konstantinopolis yönetiminin Anadolu'daki son kalelerine askeri yardım göndermesini engellemekteydi. Bu siyasi boşluk, Osmanlıların şehri dışarıdan gelecek bir ordu tehdidi olmadan yıllarca abluka altında tutabilmesine zemin hazırladı.

Abluka ve Havale Hisarları

Bursa'nın fiili kuşatması 1317 yılında başladı. Osman Gazi, kentin iaşe ve ikmal yollarını tamamen kontrol altına almak amacıyla havale kulesi adı verilen iki stratejik hisar inşa ettirdi. Bu hisarların inşası, Osmanlı askeri stratejisinde kuşatma savaşları için bir dönüm noktasıdır. Kaplıca Hisarı (Aktimur Kalesi), şehrin batı tarafını, kaplıcalar bölgesini ve ovaya açılan yolları kontrol etmek amacıyla inşa edildi; komutanlığına Osman Gazi'nin yeğeni Aktimur Bey getirildi. Balabancık Hisarı ise şehrin doğu tarafını ve dağ yamaçlarından gelebilecek sızmaları kontrol etmek amacıyla, bugünkü Mollaarap Mahallesi civarına inşa edildi; komutanlığına Osman Gazi'nin en güvendiği komutanlarından Balaban Bey atandı.

Bu iki hisarın tamamlanmasıyla Bursa kalesi tam bir çember içine alındı. Kaleden dışarı çıkmak veya içeriye erzak sokmak imkansız hale geldi. Osmanlı ordusu, surlara tırmanmak veya surları yıkmak yerine, garnizonu açlığa mahkum etme taktiğini (yıpratma savaşı) sabırla uyguladı. Yaklaşık 9-10 yıl süren bu abluka boyunca şehirde büyük bir kıtlık baş gösterdi. Kuşatmanın son yıllarında Osman Gazi'nin yaşlılığı ve nikris (gut) hastalığının ilerlemesi sebebiyle, ordunun komutası fiilen oğlu Orhan Gazi'ye geçti. Orhan Gazi, babasının başlattığı stratejiyi bozmadan sürdürdü ve çevre bölgelerdeki (Atranos/Orhaneli gibi) Bizans kalelerini de fethederek Bursa'yı tamamen yalnızlaştırdı. 1326 baharına gelindiğinde şehirdeki direniş gücü tamamen kırılmıştı.

Teslimiyet ve Fetih

1326 yılına gelindiğinde, yaklaşık on yıldır süren abluka nedeniyle şehirde ciddi bir kıtlık baş gösterdi. Bizans İmparatorluğu'ndan yardım gelme umudunun kalmadığını anlayan Tekfur Saroz (bazı kaynaklarda Vartos), teslim olma koşullarını görüşmek üzere Orhan Gazi'ye elçiler gönderdi. Dönemin savaş hukuku uyarınca şehir kılıçla (zorla) değil, vire (anlaşma) yoluyla teslim oldu. Yapılan müzakereler sonucunda belirlenen şartlara göre: Tekfur ve isteyen halk, mallarıyla birlikte güvenli bir şekilde şehirden ayrılabilecekti; şehir yağmalanmayacak, geride kalan halkın canına ve malına dokunulmayacaktı; 30.000 altın fidye ödenecekti.

6 Nisan 1326 tarihinde Orhan Gazi, Pınarbaşı kapısından şehre girdi. Tekfur Saroz ve beraberindekilerin güvenli bir şekilde Gemlik üzerinden İstanbul'a gitmesine izin verildi. Şehrin teslim alınması sırasında disiplinli davranan Osmanlı birlikleri, herhangi bir taşkınlığa mahal vermedi, bu durum yerel Rum halkının yeni yönetime ısınmasını kolaylaştırdı.

Fetih Sonrası: Başkent Bursa

Bursa'nın fethi, Osmanlı beyliğinin kurumsallaşması ve devletleşmesi yolunda atılan en büyük adımdır. Fethin hemen ardından yaşanan gelişmeler şunlardır: Bilecik ve Yenişehir'den sonra idari merkez Bursa'ya taşındı. Şehir, 1366'da Edirne'nin fethine kadar Osmanlı Devleti'nin başkenti olarak kaldı. Osman Gazi'nin vefatı konusunda tarihçiler arasında farklı görüşler bulunmaktadır; bazı kaynaklar onun fethin hemen öncesinde doğal nedenlerle öldüğünü belirtirken, diğerleri zafer haberini ölüm döşeğinde aldığını ileri sürer. Naaşı, vasiyeti üzerine Bursa'da Gümüşlü Kümbet olarak bilinen (eski Saint Elias Manastırı) yere, bugünkü Osman Gazi Türbesi'ne defnedildi.

Orhan Gazi, şehri bir Türk-İslam kenti haline getirmek için yoğun bir imar faaliyeti başlattı. Bizans dönemi yapılarının yanı sıra camiler, hamamlar, hanlar ve imarethaneler inşa edildi. 1331'de şehri ziyaret eden ünlü gezgin İbn Battuta, Bursa'yı güzel çarşıları ve geniş sokakları olan büyük bir şehir olarak tasvir etmiştir. Bu fetihle birlikte Osmanlılar, Marmara Bölgesi'nin güneyindeki hakimiyetlerini kesinleştirdi; İpek Yolu üzerindeki önemli bir ticaret merkezi ele geçirilerek beyliğin ekonomik gelirleri büyük ölçüde arttı. Göçebe (uç beyliği) geleneğinden yerleşik devlet düzenine geçiş süreci tamamlandı; ilk Osmanlı parası (akçe) bu dönemde basıldı ve ilk düzenli ordu (Yaya ve Müsellem) çalışmaları hız kazandı.

Bursa'nın fethi, Osmanlı tarihinin ilk dönemindeki en belirleyici olaydır. Askeri tarihçi Paul K. Davis'e göre bu fetih; I. Osman ve haleflerini Küçük Asya'da büyük bir güç olarak tescillemiş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun gerçek başlangıcını oluşturmuştur. Bugün Bursa'nın tarihi dokusunda bu fetih ve sonrasının izlerini görmek mümkündür; Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri, şehrin manevi başkent kimliğini hala yansıtır.

Kaynak: bursa.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Citrat at Turkish Wikipedia, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…