İçeriğe geç
  • Dolar 49,3458 ▲ %0,18
  • Euro 55,4071 ▲ %0,01
  • Sterlin 65,3257 ▼ %0,08
  • Gram Altın 6.655,29 ▲ %1,67
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,78 ▲ %2,16
  • Bitcoin 4.063.876 ▼ %0,29
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Gündem

Karadeniz kıyıları ateş hattına döndü

Karadeniz'de bir hafta içinde Türkiye ile bağlantılı dört ticari gemi saldırıya uğradı. Deniz işçileri ölürken devletler saldırıların sorumluluğunu birbirine atıyor, NATO ve AB ise Karadeniz'de yeni misyon hazırlığında.

Haber Merkezi

Karadeniz'de bir haftada Türkiye ile ilişkili dört gemi vuruldu. Türk sahipli ya da mürettebatlı gemilerde en az 15 deniz işçisi yaşamını yitirdi. Rusya'nın Novorossiysk limanı açıklarında vurulan İstanbul merkezli Aroyat Management - Kiva Marine şirketleri tarafından işletilen Aroyat adlı gemide çalışan 2'nci mühendis Erkan Nika, geminin insansız hava aracı ile vurulmasından sonra kayboldu.

Son haftada Mersin merkezli bir şirkete ait tahıl taşıyan Alfa Watan gemisi de Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde (MEB) vurulurken gemide bulunan 10 Suriyeli deniz işçisinin tamamı yaşamını yitirdi. Gemi, Romanya'nın Sulina limanına hareket ederken insansız hava ve deniz araçları ile vuruldu. Bulgaristan makamları, arama çalışmalarının dün sona erdiğini açıkladı. Palau bayraklı ve Türk sahipli Able gemisi de içinde 18 mürettebat bulunurken yine Bulgaristan açıklarında vurulan gemide 11'i Türkiyeli ve 7'si Hindistan'dan mürettebatın tamamı kurtarıldı. Gemideki 2 işçinin ağır yaralı olarak tedaviye alındığı açıklandı.

Ukrayna'nın İzmail Limanı'nda bağlı iken saldırıya uğrayan Aviva adlı Türk gemisinde de kamarot Doğukan Aktan yaşamını yitirdi. Aktan'ın 2 çocuk babası olduğu, gemiden inmesine 10 gün kaldığı belirtildi.

Bulgaristan MEB'inde vurulan 2 gemiye ilişkin Ukrayna, Rusya'nın saldırısı olabileceğini söylerken Rusya'nın Sofya Büyükelçiği saldırıda ülkenin payı olduğu iddiasını reddetti. Taraflar topu birbirine atarken işçiler, tarafları olmadıkları savaşta sivil gemilerde yaşamdan koparıldı.

Romanya açıklarında da Türk sahipli Royad Mammadov isimli yük gemisi İHA'larla buruldu. Gemide 2 işçi yaşamını yitirirken 11 kişi kurtarıldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy geminin Rusya tarafından vurulduğunu öne sürerken son olarak Ukrayna'nın İzmail Limanı'na uğrayan gemiye ilişkin Rusya açıklama yapmadı.

Yaz boyu ateş hattına dönen Karadeniz için sessiz kalan Batı ise NATO misyonu çağrılarına son haftanın saldırılarının ardından başladı.

NATO'YA ÇAĞRI

Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, ülkenin MEB'inde vurulan gemilere ilişkin yaptığı açıklamada, Karadeniz'e kıyısı bulunan 6 ülkenin müzakerelere başlaması çağrısında bulundu.

Yotova, Ukrayna'daki savaşın Karadeniz'de deniz güvenliği ve seyrüsefer risklerinin ele alındığı Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Yotova, "Rusya-Ukrayna Savaşı'nda askeri faaliyetlerin yoğunlaşmasının Karadeniz'de ticari gemilerin güvenliğini tehdit ettiğini" belirterek saldırıların sorumlularının belirlenmesi için derhal soruşturma yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Ulusal Güvenlik Konseyi'nde, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıların önlenmesi ve deniz ulaşımının güvence altına alınmasına yönelik çeşitli öneriler üzerinde uzlaşı sağlandığını aktaran Yotova, Bulgaristan'ın Türkiye ve Romanya ile acil istişarelerde bulunmasını önerdiklerini açıkladı.

Yotova ayrıca Bulgaristan'ın Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkeler arasında müzakerelerin yürütülmesi ve ortak bir uzlaşı sağlanmasında aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.

Bu kapsamda Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan ve Türkiye'nin bir araya gelmesi çağrısında bulunan Yotova, Avrupa Birliği'ne de Karadeniz'de serbest ve güvenli seyrüseferi güvence altına alacak bir çerçeve mekanizması oluşturma önerisi sunulacağını söyledi.

Yotova, NATO'nun Doğu Gözcüsü faaliyeti kapsamında müttefik ülkelerden Karadeniz'in güvenliğine yönelik katkılarını artırmalarının talep edilebileceğini dile getirdi. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ise yaptığı açıklamada, Radev, Bulgaristan'ın Türkiye ve Romanya ile ABD'nin desteğiyle saldırıların gerçekleştiği bölgenin incelenmesini önereceğini belirtti.

Romanya Dışişleri Bakanı Oana Toiu da Romanya'nın Bulgaristan ve Türkiye ile Ankara'daki NATO zirvesinde imzalanan anlaşma çerçevesinde Karadeniz güvenliğini ve kritik deniz altyapısını korumak için birlikte çalışacağını söyledi, Köstence ve Varna'da konuşlandırılması planlanan AB Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin koordinasyon, durumsal farkındalık ve dayanıklılığı geliştireceğini belirtti.

TİCARET DURMA NOKTASINDA

Karadeniz'de sivil ticaret gemilerine yönelik saldırılar, bu yılın yaz aylarında zirve yaptı. Ukrayna, 6 Temmuz'da başladığını duyurduğu "Molochka Operasyonu" ile Azak ile Karadeniz'de gemi avına başladı. Rusya'nın misillemeleri ile vurulan gemi sayısı hızla arttı. 2026 yılında Türkiye ile ilişkili en az 152 gemi Karadeniz'de saldırıya uğradı.

Ukrayna, gemilerin yaşam mahallerini hedef alırken saldırıların amacı "Rusya'nın gölge filosunu yok etme" olarak açıklandı. Her biri ticari gemi olan araçların hedef alınması, "Ukrayna'nın Türkiye'yi taraf seçmeye zorlaması" olarak yorumlandı. Saldırılara ilişkin Dışişleri'nden yapılan açıklamalar, tarafları kınama" düzeyinde kalırken can kayıplarının durduramadığı, ülkelerin önlem almadığı deniz ticareti riskle artan taşımacılık maliyetleri nedeniyle durdu.

Karadeniz'de seferler azalırken Türkiye'nin Rusya'dan yaptığı mal ithalatı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 41 azalarak 3,23 milyar dolardan 1,93 milyar dolara geriledi. Bu tutar, 2savaşın başladığı 2022 yılından bu yana görülen en düşük aylık seviye oldu. 

FİDAN: CİDDİ TEHDİT

Dün Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orban ile görüşen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, artan saldırılara ilişkin "Sivil gemilere yönelik artan saldırılar, bölgemizdeki can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi tehdit oluşturmakta. Karadeniz'in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine bölge ülkeleri olarak, uluslararası toplum olarak asla izin vermememiz gerekiyor. Ama maalesef gördüğünüz gibi bütün cephelerde savaş yaygınlaştıkça etkisini Karadeniz'de de gösteriyor" ifadelerini kullandı.

İktidarın, Rusya'nın saldırılarının yoğunlaşıp NATO'nun göreve çağırılmasıyla açıklama yapmaya karar vermesi dikkati çekti.

200 bini aşan sayısıyla dünyanın en çok gemi insanına sahip 10 ülkesinden biri olan Türkiye'de, Türk sahipli deniz ticaret filosu da taşıma kapasitesi bakımından da dünyada ilk 12 ülke arasında yer alıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, tüm çağrılara rağmen sessizliğini korurken önceki gün bölge liman başkanlıları ile toplantı yaptıklarını, "Mavi Vatan'daki varlığımızı güçlü liman altyapımız, etkin denetim mekanizmalarımız ve gelişen denizcilik gücümüzle daha ileri taşıyoruz. Türk sahipli deniz ticaret filomuzun hem gemi sayısında hem de taşıma kapasitesinde tarihinin en yüksek seviyesine ulaşması, denizcilik gücümüzün ulaştığı seviyeyi ortaya koyuyor" açıklamasıyla duyurmuştu.

∗∗∗

KAÇ GEMİ DAHA VURULMALI?

Deniz Çalışanları Dayanışma Derneği, (DAD-DER) Karadeniz'de işçi yaşamını tehdit eden saldırılara ilişkin açıklama yaptı. DAD-DER, derhal somut adım talep etti. Açıklamada, "Vurulan her geminin içinde çalışan, dinlenen, ailesine dönmeyi bekleyen insanlar var. Denizciler, geçimlerini sağlamak için çıktıkları seferlerde savaşın bedelini yaşamlarıyla ödemeye zorlanamaz. Hiçbir siyasi veya askerî hesap, sivil denizcilerin öldürülmesini, yaralanmasını ve denizde kaybolmasını meşrulaştıramaz. Bu saldırılar yalnızca gemi hasarı, yük kaybı, sigorta maliyeti veya ticaretin aksaması üzerinden ele alınamaz. Söz konusu olan insan hayatıdır. Denizcilerin can güvenliği, ticari ve stratejik çıkarların gerisine itilemez. Saldırıyı gerçekleştiren kim olursa olsun, denizcilerin yaşamını hedef alan eylemler kabul edilemez. İlgili devletleri, Birleşmiş Milletleri ve Uluslararası Denizcilik Örgütünü saldırıların durdurulması, güvenli seyrin sağlanması ve sorumluların hesap vermesi için sonuç alıcı adımlar atmaya çağırıyoruz. Gemi sahipleri ve işletmeciler de denizcilerin can güvenliğini bütün ticari kararların önüne koymalıdır. Seferlerin riskleri açıkça paylaşılmalı; denizcilerin güvenlik kaygıları dikkate alınmalı, tehlikeli bölgelere ilişkin uygulanabilir koruma ve tahliye planları hazırlanmalıdır. Denizcilerin evlerine sağ dönmesi, her seferin vazgeçilmez koşuludur. Daha kaç geminin vurulması, daha kaç denizcinin yaşamını yitirmesi bekleniyor?" ifadeleri kullanıldı.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…