İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.072.918 ▲ %0,10
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Gündem

Psikiyatri Derneği'nden 10 Ekim çağrısı: Katliam tüm yönleriyle araştırılsın

Türkiye Psikiyatri Derneği, 10 Ekim Ankara Garı Katliamı'nın 11'inci yılında saldırının tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve olası ihmallerin incelenmesini istedi. Dernek, saldırıdan etkilenenler için ücretsiz ve sürekli ruh sağlığı hizmeti çağrısı yaptı.

Türkiye Psikiyatri Derneği'nden yapılan açıklamada, Ankara Garı saldırısının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek, "10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın 11. yılında yasımız ve adalet talebimiz sürüyor. Şiddetin önlenmesi, etkilenenlerin haklarının korunması ve toplumsal güvenin güçlendirilmesi ruh sağlığı alanındaki çalışmamızın parçasıdır. 10 Ekim'de yaşamını yitirenleri unutmayacağız" denildi. 

Türkiye Psikiyatri Derneği, Ankara Garı saldırısının 11. yılında yaptığı açıklamada olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve saldırıdan etkilenenler için ücretsiz ruh sağlığı hizmetlerinin sağlanması çağrısında bulundu. 

Derneğin Afet ve Ruhsal Travma Çalışma Birimi ile Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, ruh sağlığı hizmetlerinin ihtiyaç duyan herkes için ücretsiz ve erişilebilir bir anlayışla sunulması gerektiği bildirildi. 

Açıklamada şunlar kaydedildi: 

"10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın 11. yılında yasımız ve adalet talebimiz sürüyor. 10 Ekim 2015'te, Suruç'ta 33 gencin yaşamını yitirdiği saldırıdan yaklaşık iki buçuk ay sonra, emek ve meslek örgütlerinin çağrısıyla barış, emek ve demokrasi talebiyle Ankara Garı önünde toplanan insanlar iki canlı bombanın saldırısına uğradı. Bu saldırıda 103 insan yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Kayıp yakınlarının, yaralıların, saldırıdan sağ kurtulanların ve tanıkların yanındayız; ailelerin hakikat ve adalet arayışının takipçisiyiz.

10 Ekim'i unutmamak, barışçıl biçimde bir araya gelme hakkına yönelen bu saldırıyı ve benzer olayların önlenmesi için üstlenilmesi gereken sorumluluğu da hatırlamaktır. Ağır şiddet olaylarından sonra herkesin aynı ruhsal tepkileri yaşamadığını biliyoruz. Bazı kişilerde olayı yeniden yaşama, uyku güçlüğü, kaygı, irkilme veya belirli yerlerden kaçınma gibi belirtiler görülebilir. Ruhsal destek ihtiyacı, yasın yaşanma biçimi ve süresi de kişiden kişiye değişebilir. Bu farklılıkları gözetmek, olağan tepkileri hastalık olarak değerlendirmeden ihtiyaç duyanların uygun desteğe erişmesini sağlamak için önemlidir.

Böyle durumlarda saldırının etkileri olay yerinde bulunanların yanı sıra kayıp yakınlarında, yaralıların bakımını üstlenenlerde, ilk müdahalede bulunan sağlık çalışanlarında ve gönüllülerde de farklı biçimlerde gözlenebilir. Anne veya babasını kaybeden çocukların bugün de devam eden ihtiyaçları göz ardı edilmemelidir.

"OLAY TÜM YÖNLERİYLE ARAŞTILMALI"

Ruh sağlığı hizmetleri, ihtiyaç duyan herkes için ücretsiz, erişilebilir, sürekliliği olan ve mahremiyeti gözeten bir anlayışla sunulmalıdır. Toplumda korkunun yayılmasına neden olan böyle saldırılar, insanların kamusal alanda bir araya gelme ve görüşlerini ifade etme konusunda duydukları güveni de sarsabilir.

Bu güvenin yeniden kurulması amacıyla, yaşamı koruyacak önlemleri almak, barışçıl toplanma hakkını güvence altına almak ve saldırıyla ilgili sorumlulukları açıklığa kavuşturmak kamu kurumlarının görevidir. Sürekliliği sağlanan ruhsal destekle birlikte, kayıpların tanınması, saldırının bütün yönleriyle aydınlatılması ve olası ihmallerin etkili biçimde incelenmesi de onarım için gereklidir. Etkilenenlerin farklı ihtiyaçlarına kulak vermek, anma hakkına saygı göstermek ve dayanışmayı sürdürmek; şiddetin önlenebildiği, insanların haklarını güven içinde kullanabildiği bir toplum için birlikte sorumluluk almak yeniden bağ kurabilme umudunu büyütecektir. Bu nedenle; Saldırının tüm yönleriyle aydınlatılmasını, riskler karşısında alınan ve alınmayan önlemlerin ve olası ihmallerin bağımsız, etkili biçimde incelenmesini, kayıp yakınlarının ve yaralıların sorularına yanıt verilmesini, hakikat ve adalet arayışlarının güvence altına alınmasını, saldırıdan etkilenmiş olup bugün de desteğe ihtiyaç duyan kişiler için ücretsiz ve sürekliliği olan ruh sağlığı hizmetleri sağlanmasını, anma hakkına saygı gösterilmesini, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğünün korunmasını, nefret ve düşmanlaştırmayı besleyen söylemlere karşı kamusal sorumluluk üstlenilmesini talep ediyoruz.

Türkiye Psikiyatri Derneği olarak sorumluluğumuzu, travmatik olayların ruhsal sonuçlarına müdahale etmekle sınırlı görmüyoruz. Şiddetin önlenmesi, etkilenenlerin haklarının korunması ve toplumsal güvenin güçlendirilmesi de ruh sağlığı alanındaki çalışmamızın parçasıdır. 10 Ekim'de yaşamını yitirenleri unutmayacağız. Kayıp yakınlarıyla dayanışmayı sürdürecek; hakikat ve adalet talebini, herkesin şiddet korkusu olmadan bir araya gelebildiği barışçıl bir yaşamı savunmaya devam edeceğiz."

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…